Evladın borcu 

Evlat ana-babasına bağlıdır
Evlatların borcu, ebeveynlerin çocuk için yaptığı ve devam ettirdiği himayeden kaynaklanmaktadır. Evlat pek çok meselede, çok konuda anne-babasına bağlıdır.

Evlat dünyaya gelmesine sebep olduğu için anne-babasına minnettardır.

Evlat yetiştirilip çevresine faydalı hale gelmesine vesile olduğu için, ebeveynine minnettardır.

Evlat, ebeveyni tarafından topluma kazandırıldığı için anne-babasına minnettar olmalıdır.

Allah Teâlâ insanoğlunu şöyle yaratmıştır:

Allah, çocuğu olgunluk yaşına gelinceye kadar anne-babasına bağlı-bağımlı yaratmıştır. İnsan, dünyaya geldiği için, Yaratan’a şükretmelidir. İnsan olarak yetiştirildiği için de anne-babasına dua edip minnettar kalmalıdır.

(311.sayfa) 


Evladın borcu

Türkmenlerde evladın borcu aşağıdakilerden ibarettir:

Anne-babanın buyruklarını yerine getir.

Onay verilmeyen işten vazgeç.

Anne-babanın istemediği biçimde yaşamını sürdürme.

Her zaman onları güleryüzle karşıla.

Ömür boyu ona yoldaş ol.

Muhtaç olduğu vakit yanına git.

Söyleneni vaktinde yap.

Söylediklerini başına kakmadan et, yoksa gönlünü incitirsin.

Yanında yüksek sesle konuşma.

Bir yeri ağrısa, incinse yardımdan bıkma.

Gönül koyma.

Anne-babaya “siz” diye seslen, “sen” diye seslenme.

Ağır söz söyleme.

Gözünün içine bakarak konuşma.

İltifatkar ol.

Yanında hoş olmayan, uygunsuz hareket ve sesleri etme.

Anne ve babanın en yakın dostun olduğunu hiç bir zaman unutma.

Mutlu olunca mutlu, gamlı olunca gamlı ol.

Övünse, konuşsa kaşını çatma.

İhtiyarlık, çaresizlikten dolayı cefa verse, geniş ol.

Derdini paylaş.

İncitmemeye çalış.

Suizan etme.

Yaşadıkça uzun ömür dile.

Kıyafeti kendi kıyafetinden iyi olsun.

Yedikleri de seninkinden iyi olsun.

İçten hizmet et.

Arzusuna ulaştır.

İhtiyacını gider.

Cimrilik yapma.

Dostları dostun olsun.

Vefat ettikten sonra hatırla, sadaka ver, adına Kur’an okut, hayır-hasenat yap.

Çünkü Türkmen’in inancına göre salih evladın hayır duası merhumun ruhuna en fazla fayda veren duadır. Onlara o dünyada salih evlattan başka hayır-sevap yoktur.

(334-335-336.sayfa)