|
Türkmen erkeği kendi evine barkına,
ailesine, yetkin reislik etmeli, onları iyiliğe yönlendirmelidir.
(18.sayfa)
Akıllı
başlı, ferasetli Türkmen babası, çocuklarını eğitmek
için, başta kendi güzel örnek olmalıdır; çocuklarına
sevgiyle yaklaşmalıdır, sadeliği, merhameti, güleryüzlülüğü,
sevgisi, ihtimamıyla çocukları kuşatmış olmalıdır.
Baba adaletli olmalıdır. Türkmen çocuğu helallık düşüncesiyle
yoğrulmuş, vatanına vefalı, ruhen ve bedenen dengeli büyümüş,
sağduyulu akıl yürütebilen, cömert ve mesuliyet duygusunun
ne olduğunu bilen bir adam olarak yetiştikten sonra, evladına
karşı ebeveynin borcu şunlar olmalıdır: İlk
olarak hüner ve ilim sahibi yapmalıdır, ikinci olarak ev
bark sahibi etmelidir, üçüncü olarak evlendirmelidir! Ondan
sonra Türkmen yiğidinin kendi hayat yolunda kendi gücüyle yürümesi
gerekir. İşte, biz bu üç borcu Türkmen ilimizde esas edinelim!
Her konuda, her alanda amacımız aydınlık olsun!
(18.sayfa)
Maişetin temini bir görevdir,
geçimini sağlamak bir görevdir, onu terbiye etmek ise iki kat öncelikli
bir görevdir.
(329.sayfa)
Baba yanlışlıklarına tövbe
etmezse evladın bu yanlışlıkları tekrarlayacağı
kuşkusuzdur. Bu yüzden evladını seviyorsan, haramdan, gayrı
meşru hayattan uzaklaş ve tövbe et!
(330.sayfa)
Evlat edep görmezse, edep gösteremez.
Edebin en iyisi ise kendi kendini sınırlamaktır. Gönlünün
istediği her işi yapmak, gayri meşru istek ve arzuları
tatmin etmek toplumda saygısızlığa yol açar. Dilin
kısa olmasına sebep olur. İnsanın yüzünü yere
baktırır. Sana duyulan saygısızlık evladının
adına vurulan büyük kara bir lekedir.
(330.sayfa)
Evlat, senin sinenin bir paçasıdır,
kendi parçandan kendin sorumlusun. Eğer o zarar görse, tüm
bedenin zarar görecek demektir.
(330.sayfa)
Aziz anne-baba, sen kendi
ciğer parene:
Helal ile haramın farkını
açıkça göster;
Yalan ile doğrunun
farkını açıkça göster;
İyilik ile kötülüğün
farkını açıkça göster;
Emek ile hırsın
farkını açıkça göster;
İlim ile cahilliğin
farkını açıkça göster;
Hayır ile şerrin farkını
açıkça göster.
Bunların arasındaki
farkı dil ile değil, yaşayarak, amel ile açıkça gösterir
isen, evladına terbiye verdin demektir.
İyilik kendi
menfaatlerinden vazgeçmeyi başarmak, kötülük ise başkalarının
menfaatlerine hıyanet etmek demektir.
Kötülüğün zararını,
doğruluğun faydasını bir anda anlayamazsın.
Kötü insan, suçu kendinde görmeyerek zamanda ve
toplumda arar. Evladına kendi kendini yetiştirip geliştirmesini
öğret, diğerlerini kendisi başarır.
İyiliği ün kazanmak, saygı görmek için
de yapma. Halkın ve devletin parlak geleceği için yap.
Allaha iman, halka hizmet etmek senin için en büyük
güvencedir.
Zor diyerek iyi işlerden kaçınmak, kolay diyerek
kötü işlere meyletmek, evladına hıyanet etmek demektir.
(330-332.sayfa)
Hayır iş edip, mal ve dünyalık tama eden kişi,
şer işlere de kolayca katılır. Böyle bir insan, hayrın
geçici, haramın ebedi askeridir.
Evladını böyle olmaktan koru!
(332.sayfa)
Evladınıza kalp temizliğini
öğretin.
(332.sayfa)
Anne-babanın evladına borcu şunlardır:
Evladına isim vermek.
Edep vermek.
Eğitim vermek.
Meslek öğretmek.
Evlendirmek.
Ev-bark sahibi yapmak.
Vatanî hizmetini yaptırmak.
Sayı itibariyle sınırlı olmasına
rağmen bu borçlar önemli borçlardır. Bunların hepsinin
manası, çocuğu insan olarak yetiştirmek ve halka, topluma
faydalı hale getirmektir.
(333.sayfa)
Evladına zamanı tasarruflu kullanmayı öğret.
Şeytanın gözü senin iki zenginliğin olan
vakit ve imanındadır. Vakit bu dünyadaki ömrün, iman
ahiretteki ömründür. Zaman kaybetmek: Ömrünü, kendini kaybetmek
demektir.
Evladına, ömür ve zaman tasarrufunu öğret.
(334.sayfa)
|