|
Ana-babanızın yüzüne
bakarak konuşmayın, onlara surat asmayın. Bir şey
buyururlarsa mutlaka yerine getirin.
(11.sayfa)
Atalarımız gibi izzet,
feraset ve onurunuzu koruyun, analarımız gibi şefkatli olun!
(190.sayfa)
Ana mukaddestir. Bu yüzden ana hakkında açılan
sohbet de mukaddestir.
Mukaddes şeylerin değeri yittikten sonra anlaşılır.
Bazı şeyler yitirildikten sonra kadir ve kıymeti
ancak anlaşılır. İnsanın anasına duyduğu
saygısı onun gerçek yüzüdür.
(319.sayfa)
Babasız
yetim, anasız esir
Evlat için ananın ne
olduğunu güzel bir Türkmen atasözü anlatıyor:
Babasız yetim, anasız
esir
Bu atasözü, Türkmen duygusu, Türkmen şuuru olan
insana, ananın mukaddesliğini açık ve net ifade eder.
Türkmen halkı, ananın mukaddesliğini, müstesna
yerinin hiç bir şekilde doldurulamayacağını anlatmak için
baba ile kıyaslar. Çünkü Türkmenin, mukaddeslik kavramı
hakkında milli anlayışı vardır.
(319-320.sayfa)
Türkmen, ana ile yürek kelimelerini özdeşleştirerek,
mukaddesliğin maddi menfaat veya maddi değerler ile hiç
alakasının olmadığını anlatmaktadır.
Evlat, babasının bedeninin bir kısmı,
annesinin kalbinin bir parçasıdır.
(319.sayfa)
Kader bana iki derdi birden verdi. Ben hem yetim, hem
esir oldum. Bu kat kat derdin acısını, çekenler bilir.
Ana sevgisine muhtaç olmaktan daha şiddetli acı
olmadığını söyleyebilirim. Kıyaslandığında
yürek acısı beden acısından daha şiddetlidir.
Beden yarası iyileşir, yürek yarası hiç iyileşmez, hep
kanar ve kalp atışı devam ettikçe acısı devam
eder.
Babasızlık karın açlığıdır.
Anasızlık sevgi yetersizliğidir.
(320-321.sayfa)
Türkmende ana
sevgisi mehir (sevgi, şefkat) diye adlandırılır.
Türkmende ana sevgisi mehir
(sevgi, şefkat) diye adlandırılır. Mehir, evlat ile anayı
bağlayan, göze görünmez sıcak kıvılcımların
ocağıdır. Bu sıcaklık anne ve evladını
sadece iki kişiden oluşan bir dünyaya dönüştürür.
(321.sayfa)
İnsanı
mukaddesleştiren şahsiyet anadır.
Ana rahminden, ana kucağından, ana ellerinin sıcaklığından
sevgi doğar. Mukaddeslik insan bedenine siner, onu geliştiren
temel unsur olur.
Bu yüzden insanı mukaddesleştiren şahsiyet anadır.
(321.sayfa)
Allah yaratır, yaratıcıdır.
Ana ise üreticidir.
Hz. Adem ile Hz. Havvadan sonraki insanların
hepsi ana rahmi içinde canlanır ve hayata hazır hale gelir.
Hz. Havvanın yaratılışı ile Allah, yaratıcılığını
bir kurala
bağlamış, insan neslinin devamını
anaya yüklemiştir.
Bundan sonra Allah, insanı babasız yaratmışsa
da, anasız yaratmamıştır. Bunu İsa peygamberin
yaratılışı ispat eder. Hz. İsanın yaratılışı
hakkında Mahtumkulu şöyle der:
Babasız var olan ana karnında.
Elbette Yaratan kudretlidir. O, isterse Hazreti İsayı
anasız da yaratabilirdi. Ama böyle yapmamıştır. Bunun için
Yaratanın bu işini, Onun anaya verdiği özel kıymet
ve değerin ifadesidir diye düşünüyorum. Dünyaları
yaratan, bir sözle yokları var eden, cihanı yaratan Allahın,
özel değer verdiği anaya hürmet etmek, onu aziz görmek ve
sevmek herbir Türkmene farzdır.
(321-322.sayfa)
Hayat anadan başlar.
Eğer sözde mucize varsa, eğer
sözde keramet varsa, o mucize ana denilen sözden başlar. Hayat anadan
başlar.
(322.sayfa)
Ana
hakkında bir rivayet
Selçuklular döneminin büyük şairi Enveri, yüreği
duygularla dolup taştığı zaman bir veli kula rastlar.
Veli kul:
-Allahın iradesi var, dile benden ne
dilersen, dilediğin şu anda hasıl olur, der.
-Benim dileğim hasıl olacaksa kıblem
olan annemi, sevgili babamın didarını bir daha görme fırsatını
ver, onları göster. Onlar çocuklarının hor olmadan iyi
insan olarak yaşadığını görsünler, baki dünyada
rahat olsunlar, diyerek Enveri bu ricada bulunmuş.
Veli kul, Allahın izni ile Enveriye hem anasının,
hem babasının didarını göstermiş. Onlar görüşüp
mutlu olmuşlar.
Veli kul:
-Sen zenginlik, sultanlık istesen de verilirdi.
Ama sen en mukaddes şeyi istedin. Var, git! Biz sana insan gönüllerinin
sultanlığını armağan ediyoruz demiş.
(322-323.sayfa)
dünyada anadan değerli
varlık olmadığını biliyor
Ana hakkında yüzlerce, binlerce
rivayet var. İnsanoğlu, aklı herşeye yetmese de, dünyada
anadan değerli varlık olmadığını biliyor.
Ama yine de mantıklı sözlerle ananın değerini daha
da yükseltmek ister.
(323.sayfa)
Kadim zamanlarda yaşamış bir şair hakkında
şöyle bir rivayet vardır:
Şairin annesi, hamileyken elma istiyor. Komşuların
bağında kıpkırmızı elmalar asılı
dururmuş. Komşulardan isteyememiş, çünkü arası bozukmuş. Satın
alamamış, çünkü parası yokmuş. Anne, bağdan elma
almak için bağa doğru bir kaç defa gidip gelmiş. Sonra düşünmüş:
Aman, almayayım. Çocuğum hırsız olmasın.
Haram yediremem. O bebek ünlü şair olarak yetişmiş ve demiş:
-Komşumuzun bahçesindeki elma ağacı iyi
hasıl veriyor. Annemin canının çekip de bir türlü
alamadığı o elmaları koparıp yemek istiyorum.
Ama Annemin ruhunu incitirim diye korkuyorum ve kendimi tutuyorum.
Ana-babaya saygı sonsuzdur.
(324.sayfa)
Türkmen, henüz büyük şair Enveriyi az tanıyor.
Ben bazen oturup düşünüyorum:
Enveri, anne ve babasının didarını
görmekten bin defa mutlu, ben de her şeyimi verirdim, eğer anne
ve babamın didarını gösterselerdi.
(325.sayfa)
Lâl olsun, hırçın olsun, aptal olsun fark
etmez. Anne çocuğunun yüreğini anlar.
Lâlın dilini anası anlar, derler Türkmenler.
Oğlum, sen henüz bebekken, ağlamaktan başka
hiçbir şey bilmiyordun. Konuşamazdın. Söyleyemezdin, buna rağmen
senin ne istediğini biliyordum. İşte büyüdün, ama şimdi
seni anlayamıyorum diye bir ana nankör oğluna bağrını
parçalamış.
(326.sayfa)
Ananın gönlünü yıkan nankör kişi hayatta
hiç bir şey kuramaz.
Anasını inciten insan, halkını da,
vatanını da incitebilir!
Anasına bakmayan insan hakkında o başkalarına
bakıyor, deseler de inanmayınız.
(326.sayfa)
Ben ananın kudret ve kerametli olduğuna inanıyorum.
Kendi hayatımda buna çok şahit oldum. Eğer ben yarın
veya başka bir gün sevineceksem veya üzüleceksem muhakkak annemi rüyamda
görüyorum.
Sevgili kızlarım, oğullarım,!
Bana kimse bakmadı diye düşünmeyiniz. Annenin
sevgi dolu gözleri gece ve gündüz hüma kuşu gibi üstümüzde
pervaz eder. Siz nerede olsanız annenin yüreği de orada
sizinle olur.
(326.sayfa)
Türkmenin güzel bir sözü var: Ağlarsa
anam ağlar, gerisi yalan ağlar. Ana, her zaman çocuğuna
kol kanat gerer. Analara saygı gösterin! Anaları sevin!
Anaları başımıza taç etsek bile azdır. Anasına,
babasına hürmet gösteren insan muhakkak bereket bulur, mutlu
olur. Anne-babasına hürmet etmeyenlerin iyiliğine, büyüklüğüne
inanmayınız. İnsanın gerçek yüzü, onun anne ve
babasına gösterdiği saygıyla belli olur.
(326-327.sayfa)
Anne-babana, vefat ettikten sonra da hizmet etmekten
geri kalma. Vatana verdiğin hizmetlerin, vefat ettikten sonra da
yararlı olacaktır. Vatan hizmetini unutma. Vatanın ayakta
durabilmesi de onun unutulmamasındandır.
Ata vatanı, ana toprağı canından
sevmek ve bağımsızlığını göz bebeğin
gibi korumak mukaddes borcundur.
(336.sayfa)
|