Anan baban yoksa,
arkanda hısım akraban da yoksa, çocukken yetim büyümüşsen,
senin kalbinden geçen duygularla, yüreğinin isteğiyle, sağlığın
ve maksadınla ilgilenen de olmuyor.
(32.sayfa)
O felaket bizim
ailemize de geldi. Akşam erkenden yatarken dört kişiydik, 33 yaşındaki
sevgili annem, 10 yaşındaki ağabeyim Niyazmurat, 6 yaşındaki
kardeşciğim Muhammetmurat, o gece şehit düştüler, ertesi gün
şafak söktüğünde yıkılan evimizin üstünde, henüz
sekiz yaşı da dolmamış çocuk halime, tek başıma düşünüp
duruyordum. Bu şekilde altı gece gündüz tek başıma oturdum
yedinci gün geldiler, ölen anacığımı, kardeşciklerimi
götürüp İmam Kasım mezarlığına defnettiler.
(43.sayfa)
Atalarımız, Kardeşinde
zenginlik çoktur, ancak kendi yağında kavrulabiliyorsan sen
de zenginsin diye boş yere söylememişlerdir.
(55.sayfa)
Bizim
yolumuz, dostluk ve kardeşlik yoludur.
(60.sayfa)
Ebeveynimden ve
kardeşlerimden ayrıldıktan sonra ben kendimi ruhen ve bedenen
yalnız hissetmekteydim. Vatan da aynı durumdaydı. Ben,
tarihteki erlerinden, kahramanlarından ayrı düşen vatanın
hasretini iliklerime kadar hissediyordum.
(73.sayfa)
Türkmen, diğer
milletlere öz kardeşi, dostu nazarıyla bakar. Türkmenlerde
ırkçılık yoktur.
(152.sayfa)
Türkmenler, kardeş, akraba ve
yakınları ile bir sofra etrafında buluşurlar.
(152.sayfa)
Vatan uğruna kahramanca savaşıp
vefat eden babamın yüzüne hasret kalmış, onun adıyla
gurur duyarak büyüdüm. Ansızın gelen korkunç deprem bir
anda beni iki gözüm misali iki kardeşimden, Kabe misali sevgili
annemden ayırıp, evimi-barkımı yıktı. Köroğlu
şu aydınlık dünyaya mezardan çıkmışsa(*), ben de
bu aydınlık dünyaya harabelikden çıktım.
(153-154.sayfa)
Sen, vatandaş!
evvela, komşuların ile, yakınların ile kardeşçe ilişkiler
içerisinde olmalısın. Bir köy diğer köy ile, bir
kabile diğer kabile ile, bir ilçe diğer ilçe ile, bir
vilayet diğer vilayet ile kardeşlik ilişkileri içerisinde olmalıdır.
(169.sayfa)
Kardeşler
birbirleriyle iyi ilişkiler içerisinde olmalı. İki kardeşin
arasındaki ilişkileri bozacak olan herhangi bir unsurun bir an önce
ortadan kaldırılması gerekir. Türkmen, Türkmenin
dostudur, kardeşidir.
(203.sayfa)
Kardeşim, aziz
bacım, sevgili analarım! tebessüm yüzünüzden eksik olmasın,
bahtiyar olun, sizin güzel devletiniz var.
(252.sayfa)
Kardeşin olmazsa kabahat senin değildir, dostun
olmazsa kabahat Allahın değildir.
Yabancı insanları kendine yaklaştır.
(302-303.sayfa)
Babanın mirası paylaştırılır,
ama şeref-itibarı aynen olduğu gibi bölünmeden kardeşlere
geçer.
(317.sayfa)
Aziz Türkmen
halkım, siz akrabadan öte kardeşsiniz. Bir ocağın etrafında,
bir sofranın başında, bir toprağın üstünde, bir
bayrağın altında yaşayan Türkmen kavmisiniz.
(339.sayfa)
Bugün benim
akrabam, dost-yarim, hamim sizsiniz, aziz Türkmen halkım! Bugün
ben sizin bir tebessümünüzü, minettarlığınızı
kazanmak için gece gündüz, bütün gayret ve çabalarımı
sarfediyorum.
(342.sayfa)
Kardeşlik, insan şahsiyetinin
herhangi bir manevi ihtiyacından doğmuyor. Kardeşi seçmek
insanın elinde değil. Kardeş istek doğrultusunda
verilmez. Kardeşi kan bağları belirler.
(354.sayfa)
Kardeşin
kadrini kardeş bilir, bir de doğuran bilir.
Anne baba vefat etse, bir ailede ne kadar kardeş kaldıysa,
en büyük kardeş hem anne hem de baba yerine geçer. O, kalan kardeşlerini
yetiştirmeli, evlendirmeli, topluma kazandırmalıdır.
(355.sayfa)
Çocukken bir tekerleme biliyordum, maalesef tam olarak
hatırlayamıyorum:
Kara kardeş, kara kardeş,
Başı yüce kaya kardeş,
Düşman gelse dövdüleşer(1)
Konuşanda kale kardeş!
Sol elimin kalkanındır,
Sağ elimde kama kardeş!..
(355.sayfa)
Türkmenlerde ikisi de bir gün, bir saatte doğmuş
olmalarına rağmen ikiz eşinin küçüğü büyüğünü
saymalı, selam vermelidir.
İki kardeş bir gövdenin iki eli olurmuş. El eli
yıkar, iki el bir yüz yıkar.
(355-356.sayfa)
Oğuz Han atamız büyük oğullarına
Siz yaysınız, küçük oğullarına Siz
oksunuz; Okların, yayın attığı tarafa gitmesi
gerekir, demiştir.
Kardeş ağabeyine, ağabeyi kardeşine hürmet
etmelidir.
(356.sayfa)
Türkmen
dua ettiği zaman Kardeşin dostun olsun, dostun kardeş diye
dilek eder. Dost kardeş derecesinde, kardeş dost derecesinde kabul
edilir.
(356.sayfa)
Dost
insanın ikinci kendisidir. Fakat, her kardeş hakkında
bunu söylemek mümkün değildir. Türkmen Yiğidi dostundan
tanı demiştir. Dostu nasılsa, insanın kendisine de
ona göre değer biçilir. İnsan, sadece yüreğine yakın,
yıldızının barıştığı insanlarla
dost olur.
(356.sayfa)