Kardeş

Kardeş kardeşe, baba oğuluna inanmadı
Tarihe göz gezdirsen, son 300 yıl içinde Türkmenlerin ahlakı biraz değişti; kudreti, itibarı azaldı, ittifakının yerini ihtilaf aldı. Türkmen milletim komşu milletlerle, bir boy bir boyla, bir aşiret diğer aşiretle anlaşamadığı için kendi aralarında kanlı savaşlar ettiler. Milletimizin her bir vatandaşı birbirine inanmadı, kardeş kardeşe, baba oğuluna inanmadı, hısım akrabanın arasına ihtilaf düştüğü için kendilerine inanmaksızın, hiç kimseye güvenmeksizin yaşadılar. Ben Sovyet devrinde yaşadım, daha genç yaşımda Türkmen halkımızın ümitsizliğini, bitkinliğini, adalete güveninin olmadığını gördüm, iliklerime kadar hissettim.

(13.sayfa) 

Rivayetler

Kardeşe değer hakkında

Kemik akrabası sözü nereden çıkmıştır!


Anan baban yoksa, arkanda hısım akraban da yoksa, çocukken yetim büyümüşsen, senin kalbinden geçen duygularla, yüreğinin isteğiyle, sağlığın ve maksadınla ilgilenen de olmuyor.

(32.sayfa) 


O felaket bizim ailemize de geldi. Akşam erkenden yatarken dört kişiydik, 33 yaşındaki sevgili annem, 10 yaşındaki ağabeyim Niyazmurat, 6 yaşındaki kardeşciğim Muhammetmurat, o gece şehit düştüler, ertesi gün şafak söktüğünde yıkılan evimizin üstünde, henüz sekiz yaşı da dolmamış çocuk halime, tek başıma düşünüp duruyordum. Bu şekilde altı gece gündüz tek başıma oturdum yedinci gün geldiler, ölen anacığımı, kardeşciklerimi götürüp İmam Kasım mezarlığına defnettiler.

(43.sayfa) 


Atalarımız, “Kardeşinde zenginlik çoktur, ancak kendi yağında kavrulabiliyorsan sen de zenginsin” diye boş yere söylememişlerdir.

(55.sayfa)


Bizim yolumuz, dostluk ve kardeşlik yoludur.  

(60.sayfa)


Ebeveynimden ve kardeşlerimden ayrıldıktan sonra ben kendimi ruhen ve bedenen yalnız hissetmekteydim. Vatan da aynı durumdaydı. Ben, tarihteki erlerinden, kahramanlarından ayrı düşen vatan’ın hasretini iliklerime kadar hissediyordum.

(73.sayfa) 


Türkmen, diğer milletlere öz kardeşi, dostu nazarıyla bakar. Türkmenlerde ırkçılık yoktur.

(152.sayfa) 


Türkmenler, kardeş, akraba ve yakınları ile bir sofra etrafında buluşurlar.

(152.sayfa) 


Vatan uğruna kahramanca savaşıp vefat eden babamın yüzüne hasret kalmış, onun adıyla gurur duyarak büyüdüm. Ansızın gelen korkunç deprem bir anda beni iki gözüm misali iki kardeşimden, Kabe misali sevgili annemden ayırıp, evimi-barkımı yıktı. Köroğlu şu aydınlık dünyaya mezardan çıkmışsa(*), ben de bu aydınlık dünyaya harabelikden çıktım.

(153-154.sayfa) 


Sen, vatandaş! evvela, komşuların ile, yakınların ile kardeşçe ilişkiler içerisinde olmalısın. Bir köy diğer köy ile, bir kabile diğer kabile ile, bir ilçe diğer ilçe ile, bir vilayet diğer vilayet ile kardeşlik ilişkileri içerisinde olmalıdır.

(169.sayfa) 


Kardeşler birbirleriyle iyi ilişkiler içerisinde olmalı. İki kardeşin arasındaki ilişkileri bozacak olan herhangi bir unsurun bir an önce ortadan kaldırılması gerekir. Türkmen, Türkmen’in dostudur, kardeşidir.

(203.sayfa) 


Kardeşim, aziz bacım, sevgili analarım! tebessüm yüzünüzden eksik olmasın, bahtiyar olun, sizin güzel devletiniz var.

(252.sayfa) 


Kardeşin olmazsa kabahat senin değildir, dostun olmazsa kabahat Allah’’ın değildir.

Yabancı insanları kendine yaklaştır.

(302-303.sayfa) 


Babanın mirası paylaştırılır, ama şeref-itibarı aynen olduğu gibi bölünmeden kardeşlere geçer.

(317.sayfa) 


Aziz Türkmen halkım, siz akrabadan öte kardeşsiniz. Bir ocağın etrafında, bir sofranın başında, bir toprağın üstünde, bir bayrağın altında yaşayan Türkmen kavmisiniz.

(339.sayfa) 


Bugün benim akrabam, dost-yarim, hamim sizsiniz, aziz Türkmen halkım! Bugün ben sizin bir tebessümünüzü, minettarlığınızı kazanmak için gece gündüz, bütün gayret ve çabalarımı sarfediyorum.

(342.sayfa) 


Kardeşlik, insan şahsiyetinin herhangi bir manevi ihtiyacından doğmuyor. Kardeşi seçmek insanın elinde değil. Kardeş istek doğrultusunda verilmez. Kardeşi kan bağları belirler.

(354.sayfa) 


Kardeşin kadrini kardeş bilir, bir de doğuran bilir.

Anne baba vefat etse, bir ailede ne kadar kardeş kaldıysa, en büyük kardeş hem anne hem de baba yerine geçer. O, kalan kardeşlerini yetiştirmeli, evlendirmeli, topluma kazandırmalıdır.

(355.sayfa) 


Çocukken bir tekerleme biliyordum, maalesef tam olarak hatırlayamıyorum:

Kara kardeş, kara kardeş,

Başı yüce kaya kardeş,

Düşman gelse dövdüleşer(1)

Konuşanda kale kardeş!

Sol elimin kalkanındır,

Sağ elimde kama kardeş!..

(355.sayfa) 


Türkmenlerde ikisi de bir gün, bir saatte doğmuş olmalarına rağmen ikiz eşinin küçüğü büyüğünü saymalı, selam vermelidir.

İki kardeş bir gövdenin iki eli olurmuş. El eli yıkar, iki el bir yüz yıkar.

(355-356.sayfa) 


Oğuz Han atamız büyük oğullarına “Siz yaysınız”, küçük oğullarına “Siz oksunuz; Okların, yayın attığı tarafa gitmesi gerekir,” demiştir.

Kardeş ağabeyine, ağabeyi kardeşine hürmet etmelidir.

(356.sayfa)


Türkmen dua ettiği zaman “Kardeşin dostun olsun, dostun kardeş” diye dilek eder. Dost kardeş derecesinde, kardeş dost derecesinde kabul edilir.

(356.sayfa)


Dost insanın ikinci “kendisi”dir. Fakat, her kardeş hakkında bunu söylemek mümkün değildir. Türkmen “Yiğidi dostundan tanı” demiştir. Dostu nasılsa, insanın kendisine de ona göre değer biçilir. İnsan, sadece yüreğine yakın, yıldızının barıştığı insanlarla dost olur.

(356.sayfa)