Kız ve kadınların mertebesi

Türk İman, yani Türkmen yiğitleri doğdukları yere, hısım akrabalarına, ebeveynlerine dil uzatılsa, bunu namuslarına dil uzatılmış kabul etmişler, bu uğurda mücadele etmekten geri durmayı akıllarından bile geçirmemişlerdir.

Nuh peygamber kızlarına, gelinlerine ve yaşlı kadınlara vücutlarını uzun ve geniş elbiselerle örtmelerini buyurdu. Saçlarını yazmayla örtmelerini buyurdu. Fakat yüzlerini açık bıraktı. “Türk imanların, (Türkmenlerin) yüzünde Yüce Tanrı’nın nuru tecelli eder. Onun için onların yüzüne Yüce Tanrı’nın nur meşalesi olan güneşin şulesi düşmeli, buna engel olunmamalıdır. Çocuğunuzun ve zevcenizin yüzüne vurmayın.”diye, Nuh peygamber vasiyet ederdi. Ağızlarına gelince, örtmelerini buyurdu. Bu örtü zamanla yaşmak halini aldı. Kızlara, gözleri bir erkeğin yüzüne düşünce elbiselerinin yeniyle gözlerini kapatmayı, uygunsuz sözler işitince yenlerini ısırmayı buyurdu.

(10-11.sayfa) 


X. Asır tarihçisi İnb-i Fadlan, Türkmenler hakkında şöyle demektedir; “Türkmenler komşuları gibi kadınlarının ve kızlarının yüzlerini örtmezler, onların kadınları özgürdür. Ancak onlar azgınlık nedir bilmezler” demektedir. Türkmenlerin kadınları bütün zamanlarda ar ve namuslarına hiç bir leke değdirmeden yaşamışlardır.

(105-106.sayfa) 


Türkmenin laik, milli karakteri, onun tarihi hayatının demokrasi anlayışı ile sıkı bir münasebet içindedir. Sınıf farkı gözetmeksizin, önemli siyasi ve diğer meseleler çözüldüğünde, zengin ve fakirin hukuk önünde eşitliği, toplantıda zenginlerin ve sıradan insanların birbirinden uzakta durmaması veya hoşnutsuzlukların olmaması, kadınların özgürlüğü, aile ve toplum hayatında çalışkanlığı, bunların hepsi Türkmenlerin körü körüne inanmadığını gösteriyor.

(177.sayfa) 


Kadın evin sultanıdır, hanenin sahibidir!

Kadının değeri sevgiden, hürmetten, karşılıklı saygıdan başlar.

(371.sayfa)